Hangi zemine hangi parke?

Ülkemizde son yıllarda parke konusunda tam bir çeşit bolluğu yaşanıyor. Her biri değişik kullanıcı talepleri dikkate alınarak hazırlanmış çeşit çeşit parkeler değişik markalar altında parkecilerin vitrinlerini süslüyor. Peki sizin eviniz için en uygun parke hangisi? Bu yazıda bu sorunun cevabını vermenizi kolaylaştıracak bilgiler vermeyi hedefledim.

Öncelikle kullanabileceğimiz parke türlerini tanıyalım:

Masif parke: Kalınlığı 14 mm ila 22 mm arasında değişen ahşap plakalardır. Defalarca sistre edilebildikleri için yeni görüntülerini onlarca yıl muhafaza edebilirler. Seçilen ağacın cinsine ve üst yüzeyde kullanılan cilanın türüne göre malzemenin performansı çok iyiden mükemmele doğru değişiklik gösterir.

Lamine parke: Basitçe ‘Çok katmanlı parke’ olarak tanımlayabileceğimiz bu parkelerin ‘Laminant’ la bir alakaları yok. Malzemenin her katmanı ağaç damarları birbirlerine ters olarak yapıştırılıp preslendiğinden bu parkeler rutubete çok daha az tepki verir. Ayrıca pakedinden cilalanmış olarak çıkması, hemen döşenebilmesi gibi modern tüketicilere çok cazip gelen pek çok farklı avantajı bulunan bu malzeme Türkiye’de ve dünyada son yılların yükselen trendi oldu.

Laminant: Sıkıştırılmış talaş üzerine reçine emdirilmiş dekoratif bir kağıt yapıştırılarak üretilen suni bir malzemedir. Bu bakımdan parke değil de yer kaplaması olarak adlandırmak daha doğru zira parke denildiğinde ülkemiz tüketicisinin aklına hemen ahşap malzeme geliyor. Laminant kaplamaların avantajları çok fazla renk seçeneğine sahip olmaları ve çok düşük fiyatları.

Artistik parke: Artistik parke uygulamasını ahşap malzeme kullanılarak zemine resim çizilmesi olarak tanımlayabiliriz. Zemin projesi uygulama yapılacak mekan için özel olarak tasarlanır ve uygulanacak desenin karmaşıklığına göre onlarca değişik türde ağaç kullanmak gerekebilir. Arzu edilirse şirket logoları, aile armaları ya da takım sembollerinin birebir zemine kopyalanması da mümkün.

Bu parkeler arasında seçim yapmak için dikkate almamız gereken dört kriter var.Bunlar sırasıyla zaman, bütçe, zemin durumu ve renk

1) Zaman
Eğer tadilat için evinizi bir haftalığına boşaltmak istemiyorsanız iki alternatifiniz var. Lamine parke ve laminant kaplama. Lamine parkeler %100 ahşap malzemeler.Neme ve rutubete karşı tüm diğer parkelerden daha dayanıklılar ve özel girinti çıkıntılar sayesinde zemine çok hızlı bir şekilde döşenebiliyorlar. İki işçi’den oluşan bir ekip 35 m2’lik bir salonu 5 saat içerisinde lamine parkeyle döşeyebilir. Üstelik döşeme işlemi biter bitmez eşyalarınızı yerleştirmeye başlayabilirsiniz çünkü lamine parkeler paketlerinden cilalı ve kullanıma hazır olarak çıkıyorlar. Diğer seçenekse laminant döşeme. Laminant’ın olumsuz yanı suni bir malzeme olması. Yani bu malzemeyi kullandığınızda ahşabın hiçbir olumlu özelliğinden istifade edemezsiniz. Ama iş hıza geldiğinde laminant döşemede en az lamine kadar hızlı döşenebilir.
Döşeme için daha fazla zaman ayırabilirim diyorsanız masif döşeme için dört gün, lamine parkelerin daha yükzek kaliteli türevleri olan gofret parkeler için iki günlük bir süre sözkonusu.
Ancak zemininde artistik parke görmek isteyenler yaklaşık bir ay beklemeyi göze almak zorundalar. Bu sürenin 25 günlük bir bölümü zemine döşenecek levhaların atölyede üretilmesi için geçiyor. Bu levhaları zemine uygulamaksa desenin karmaşıklığına göre 3 ila 5 günlük bir süre alıyor.

2) Bütçe
Her dekorasyon projesinde olduğu gibi burada da bütçe belirleyici unsur. Ülkemizdeki çoğu evin salon ölçüsü olan 35 m2 bir alan için 1000 TL’nin altında bir bütçeniz varsa tek seçeneğiniz laminant yer kaplaması. Eğer bu büyüklükte bir salon için 2000 – 4000 TL arası bir bütçe ayırabiliyorsanız lamine parkeler metrekaresi 30 ila 60 Euro arasında değişen fiyatlarıyla sizleri bekliyor. Zamanı ve bütçesi daha fazla olan ve evinde en kalitelisini görmek isteyen tüketicilerse 4000 ila 7000 TL arası bir rakamı gözden çıkartarak salonlarının zeminini masif parkeyle kaplatabilirler. Salon zemininin iyi değil muhteşem olmasını isteyen ev sahipleriyse metrekare başına 120 ila 150 Euro karşılığında artistik parke döşemeye sahip olabilirler –ki 35 m2 bir salon için bunun bedeli 10.000 ila 15.000 TL’dir.

3) Zemin
Eğer bütün istediğiniz eski parkelerini yenilemekten ibaretse zeminizi söktürmenize hiç gerek yok. Sistre adı verilen özel bir bakım işlemi parkelerinizin üst yüzeyinden 0,25mm’lik bir kısmını kazıyarak zemininizi ilk günkü görüntüsüne kavuşturacaktır. Bu işlem bittikten sonra arzu ederseniz parkelerinizi ülkemizde de artık her rengi bulunabilen ahşap boyalarından birisiyle boyatıp cilalayabilirsiniz. Metrekare maliyeti 20 ila 30 TL olan bu işlem sayesinde 35 m2 bir salon için 600 – 900 TL gibi bir meblağ karşılığında tamamıyla yenilenmiş bir zemine sahip olmanız mümkün.

4) Renk
Eğer açık renkli ve ferah bir mekân istiyorsanız meşe, kayın, dişbudak ya da akçaaağaç parkeleri tercih edebilirsiniz. Doussie, merbau ve iroko parkeleriyse açık kahverengi ve kızıl tonlarından hoşlanan ev sahiplerine tavsiye ediyorum. Koyu renkleri kullanarak ciddi ve zengin görünüşlü mekânlar oluşturmak isteyen tüketicileriyse mekânlarında ceviz, sapelli ve teak ağaçlarını kullanmaya yönlendiriyorum.
Tabii ki bu ağaçların renkleri gibi teknik özellikleri de birbirlerinden farklı. İlgilenen okurlar www.parkeuzmani.net adresli web sayfamda Türkiye’de en çok satılan 14 ağaç cinsinin teknik özelliklerini bulabilirler.

Ahşap döşemenizden 100% performans alabilmeniz için göz önünde bulundurmanız gereken ortam trafiği, nem oranı, zemin şapı gibi ek çok başka kriterler de mevcut şüphesiz. Ancak parke seçmek için mağaza mağaza dolaşmaya başlamadan önce yukarıda listelenen konuları kısaca gözden geçirmek sizi gereksiz masraf etmekten koruyacak ve seçiminizi daha kolay yapmanızı sağlayacaktır.